« Gebelik ve Diyabet | Main | su ve yaşam »

Gebelik ve Diyabet Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları



Bende Tip 1 DM var, arkadaşımda Tip 2 dm ve kuzenimde de gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı var. Farkları nelerdir?

Gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığına gestasyonel DM diyoruz. Bu hastalık tüm gebelerin %5–10 unda ortaya çıkmaktadır. Kilolu olmak ve anne olma yaşının artması gestasyonel DM riskini artırmıştır. Gebelik sonlandıktan sonra ortadan kalkmakladır. %10–15 inde kalıcı olarak devam edebilir. Bunların çoğu Tip 2 DM olarak adlandırdığımız gruptandır. Gestasyonel DM i olanlarda gebelik sonrası 6. hafta 2. ay arasında şeker yükleme testini yaptırtmak gereklidir. Gestasyonel DM i olanların %40–67 i ilerleyen yaşlarda Tip 2 DM olarak tekrar hekime başvururlar. Gestasyonel DM i olanların yakınlarında Tip 2 DM li oranı yüksektir. Tip 1 DM bir otoimmün hastalıktır. Bütün diyabetlilerin içerisinde %1 oranındadır. Genelde çocukluk çağında başlar ve tamamen insülin eksikliği söz konusudur. Pankreasta insülin üretimi ya hiç yoktur ya da çok azdır. Sürekli olarak insülin eksikliği gözlenir. Kesinlikle insülin tedavisi görmeleri gerekmektedir. Genetik geçiş riski tip 2 DM e görece çok daha düşüktür. Tip 2 DM genelde ileri yaşlarda ortaya çıkan genetik geçişi yüksek olan genç yaşlarda da özellikle obezitenin artışından dolayı görülebilen insülin direnci ve insülin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Tip 1 ve Tip 2 DM kronik rahatsızlıklardır.

Bendeki şeker hastalığı bebeğime geçebilir mi?

Tip 2 DM li annelerin çocuklarında ileri yaşlarda diyabet olma riski %30 kadardır. Eğer anne ile birlikte baba da diyabetik ise bu risk %70 oranındadır. Tip 1 li gebelerin çocuklarında bur risk daha da düşüktür.

Soru 29 yaşındayım. Gebe kalmak istiyorum ancak 15 yıldır Tip 1 DM tanısı ile izleniyorum. Gebe kalabilir miyim?

Gereken bazı koşullar ve hazırlıklar sağlandığında bütün diyabetik hastalar gebe kalabilirler. Gebeliğe hazırlık Tip 1 DM de tanı konulma dönemindeki eğitimlerle başlar.

Hangi koşullar sağlanmalıdır?

Bu hastalarımız sürekli olarak yeterli miktarda insülin almadıkları zaman kısa süre içerisinde ketasidoz komasına girebilirler. Ketoasidoz komasının ölüme kadar gidebilen ağır sonuçları vardır. İyi kontrol edilmemiş bir şeker hastalığında, uzun vadede ise küçük ve büyük damarlarda ciddi organ hasarları gözlenmektedir. Gözlerde retina da kanama, göz dibinde ödem gibi. Böbreklerde süzme işlemini gerçekleştiren küçük damarlardaki bozulma ile idrarda protein kaçağı, böbrek yetmezliği. Kalp, beyin ve ayak bacak damarları başta olmak üzere vücudun bütün damarlarında tıkanıklar gözlenebilmektedir. Sinirleri besleyen damarların ve sinir dokusunun zarar görmesi sonrası yaygın uyuşukluklar, ağrılar görülebilir. Uluslar arası kılavuzlar gereği eğer bir hastada ciddi anlamda göz damarlarında bozulma/kanama, böbrek yetmezliği, kalp-damar hastalığı ve ciddi sinir sistemi bozukluğu varsa (gastroaprezi-mide barsak sinir sistemlerinde bozulma) kesinlikle hamile kalmaları önerilmez.

Bu hastalara neden gebelik önerilmez?

Göz damarlarında bozukluk ve kanama varsa gebelik ile birlikte bu tablo daha da ağırlaşabilir, kalıcı körlüğe kadar ilerleyebilir. Böbreklerde kalıcı yetmezliğe neden olabilir. Gebelikte diyaliz gereksinimi doğabilir.

Kalp krizi kalp ritim sorunları, ayak ve beyne giden damarlarda tıkanma sonrası kangrenler ve felç gözlenebilir. Gebelikte annede kalıcı organ hasarı, ölüm ve düşük riskleri artabilir. Bu yasaklar sadece Tip 1 DM hastalar için olmayıp Tip 2 DM hastalar için de geçerlidir. Bu sorunların gebelikle birlikte ağırlaşması anne için ölümcül olabilir. Düşük ve bebekte kalıcı sakatlık/anomali riskini artırır

Taramalarımda yukarıdaki bulgular ve rahatsızlıklar yoksa gebe kalabilir miyim?

Yukarıda sayılan rahatsızlıklar diyabetli hastalarda kesinlikle gebe kalınmaması önerilen rahatsızlıklardır. Diyabetik bir hasta gebelik planlanmadan önceki dönemde, 1 yıl boyunca bakılan en az 2–3 Hba1c değerinin % 6 hatta % 5 ve altında olması gerekmektedir. Gebelikten önceki Hba1c değeri kesinlikle % 5 ve altında olması gerekmektedir.

Gebelik öncesi dönemde Hba1c değeri neden düşük düzeyde sağlanmalıdır?

Yapılan çalışmalarda Hba1c değerinin düşük %6 ve düzeyde sağlanması gebelik başlangıcındaki düşük ve malformasyon/anomali gelişme riskini azaltmaktadır. Hba1c %6 ve altında olduğu takdirde şeker hastası olamayan gebelerdeki kadar risk ne kadarsa o kadar risk altındadırlar. Hba1c değerinin %8.5 ve üstü olması düşük ile malformasyon/anomali riskini 3–5 kat artırmaktadır. Özellikle organ gelişimi gebeliğin ilk 3 ayında geliştiğinden gebelik öncesi kan şekerinin iyi düzenlenip normal aralıklarda tutulması önem kazanmaktadır. Bu bozukluklar tamamen uzun süreli şekere bağlı olarak gelişmektedir. Gebelik döneminde kan şekeri yüksekliği ani fetüs ölümlerine neden olmaktadır. Gebelik öncesi sağlanan iyi kan şekeri kontrolü gebelik süresince de devam etmelidir.

Malformasyon ve anomali ile kastedilen bozukluklar nelerdir?

Fetüsün düşmesine ölmesine ve/veya kalıcı şekilde sakat doğmasına neden sakatlıklardır. Bunlar beyin gelişim kusurları, omurga/omurilik, kalp/büyük damar kusurları, kas-iskelet sistemi, böbrek gelişim kusurları başta olmak üzere birden çok organ ve sistemi tutan gelişim bozukluklarıdır. Bu bozukluklar gebelik öncesi diyabeti olup iyi kontrol edilmeyen bütün şeker hastalarının gebeliklerinde gözlenebilmektedir. Bu kusurların bazıları özellikle kalp ileti kusurları/kapak kusurları bazen ultrason da bile saptanamayabilir.Kan şekerinin yüksek seyretmesi gebeliğin tüm dönemlerinde bebeğin anne karnında aniden ölme riskini artırır.


Tip 2 DM li bir hasta ağızdan alınan ilaçlarla gebe kalabilir mi? Gebe kalırsa tedavisine devam edebilir mi?

Tip 2 DM li hasta ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlar alıyorsa insüline geçilmelidir. Gebelikte mümkünse şeker hapları kullanılmamaktadır. Polikistik over sendromu olan hastalarda ilk 3 ayda Metformin kullanımı ruhsatlı olup gebelik boyunca kullanımının daha iyi bir şeker kontrolünü sağladığını gösteren çalışmalar vardır. II. Kuşak Sülfanilüre kullanımı ile ilgili çalışmalarda gebelikte sakatlığa neden olmadığı gösterilmekle birlikte, kullanımı önerilmez. Sülfanilürelerin plasentadan geçmedikleri iddia edilse de tam doğrulanmış değildir. Gebeliğin ilerlemesi ile birlikte sülfanilürelerin yetersiz kaldığı gözlenmiştir. Sülfanilürelerin fototerapi ve preeklempsi riskini artırdığını gösteren çalışmalarda vardır. Annede, asidoz şeker yükselmeleri ve düşmeleri daha sık gözlenmiştir. Glitazonlar da kullanımı önerilmemektedir. Ayrıca gebelik öncesi Metformin ve Glitazon kullanımı yumurtlamayı artıracağı için hamile kalma riskini artırır. Polikistik overli diyabetik hastalarda kullanıldıklarında gebe kalma riskinden dolayı bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır. Zayıflama ilaçları kullanılıyorsa ve gebelik planlanıyorsa bırakılmalıdır. Gebelikte zayıflama ilaçları kullanılmamaktadır.

Tip 1 DM li ve insülin kullanan Tip 2 DM li hastalarda hangi insülinlerle gebelik hazırlığı yapılmalıdır?

Kısa etkili ve uzun etkili insülin kullanımı varsa klasik kristalize ve NPH insüline geçilmelidir. En uygunu İnsülin pompasına geçip, gebelikten en az 3–6 ay önce kullanılmaya başlanılmasıdır. İnsülin tedavisi bazal-bolus konseptine uygun olmalıdır. Bu konseptte amaç doğal insülin şeklini taklit etmektir. Bir uzun etkili insülin ve yemeklerle birlikteki ihtiyacı karşılayacak şekilde kısa etkili insülin tedavisini içermektedir. Karışım insülinleri ve analog kısa/uzun etkili insülinler pek kullanılmamaktadır, önerilmemektedir.

Gebelik öncesi Hba1c takibi yeterli mi?

Hba1c değerinin dışında gebelik öncesi hazırlık döneminde, açlık/yemek öncesi kan şekerleri 70- 100 mg/dl nin altında, 1. saat tokluğu 140 mg/dL nin altında olması önerilmektedir.

Gebelik Öncesi diyabetik bir hastada kontrol edilmesi gereken diğer durumlar nelerdir?

Kilonun düşürülmesi önemlidir. Yeme bozukluğu rahatsızlıkları varsa kesinlikle tedavi edilmelidir. Gebelikteki bulantı kusmalar ciddi sorunlara neden olabilir. Varsa kansızlığın düzeltilmesi, idrar yolu, ayak mantarı enfeksiyonlarının tedavi edilmesi, normal düzeyde olsa bile folik asid alınması önemlidir. Gebelikten önce jinekolojik fizik bakı ve ultrasonografik inceleme önemlidir. Tip 1 DM lilerde daha belirgin olmak üzere tip 2 DM lilerde tiroid sorunları daha sık gözlenmektedir. Gebelikten önce TSH ve tiroid antikorları bakısı önemlidir. Tiroidit ve hipotiroidi varsa gebelik başlanmadan önce tedaviye alınmalıdır. Tip 1 DM illerde Çolyak hastalığı sıklığı daha sıktır. Gerekirse Çolyak ile ilgili tarama yapılmalıdır. Vrsa göz rahat5sılığı kalp-damar rahatsızlığı düzeltilmelidir. Gebelik planlanacaksa gebeliğin ilgili göz veya kalp-damar rahatsızlığını artırıp artırmayacağı ilgili hekimlerle konsülte edilmelidir.

Gebelik öncesi kolesterol yüksekliğim var gebe kalabilir miyim? Gebelikte kolesterol düşürücü ilaçlardan kullanabilir miyim?

Gebelikte kolesterol ilaçları kullanılmaz. Gebelikteki çok ciddi kolesterol yüksekliği ve bozuklarının bazılarında pankreasta tahribatla sonuçlanan pankreatit gözlenebilir.


Gebelik öncesi kan basıncı yüksekliğim var? Gebe kalabilir miyim?

Kan basıncı yüksekliğinin gebelikten önceki dönemlerde normal düzeylerde olması sağlanmalıdır. Hedef 110–129 mm-HG/65–70 mm-HG arasında olacak şekilde sağlanmalıdır. Gebelik planlanıyorsa diüretiklerden (idrar söktürücü), mümkünse ACE inhibitörü ve ARB ler olarak adlandırılan antihipertansif ilaçlardan kaçınılmalı ve değiştirilmelidir.. Alfametildopa ve Kalsiyum kanal blokerleri (dihidropiridin), clonidin, labetolol ve prazosisin gibi ilaçlar gebeliklerde güvenle hekim tarafından kullanılabilir.


Gebelik öncesi fazla kiloluyum gebe kalabilir miyim?

Şeker hastalığınız yoksa gebelikten önce kilolu olmanız gebelikte şeker hastalığı riskini artırır. Kan basıncı yüksekliğine, idrar yolu infeksiyonlarına nende olabilir. Preeklempsi riskini artırır. Vücut kitle indeksi 27 kg/m2 ve altına çekilmelidir.


Bütün gereken koşulları sağlayarak hamile kaldım. Hamilelikteki kan şeker değerlerim nasıl olmalıdır?

Tip 1 DM li ve insülin kullanan Tip 2 DM li iseniz mümkünse her gün düzenli kan şekeri takibi yapılmalıdır. Hedef kan şeker değerlerimiz aşağıdaki gibi olmalıdır. Venöz plazmada;
– Açlık kan şekeri <95 mg/DL
– 1. saat KŞ <140 mg/DL
– 2. saat KŞ <120 mg/DL
– Gece kan şekeri 23.00–04.00 değerler 60–90 mg/DL arasında olmalıdır.
– A1c <% 6,5 tercihen %6

Ölçüm sıklığı gün içerisinde toplam 7–9 kez olmalıdır. Bu ölçüm miktarı şu şekilde dağıtılabilir. 1 açlık, 2 yemek öncesi, 3 tokluk 1 uyumaya doğru, 1 gece (toplam 7)

Gestasyonel DM i var ve insülin kullanmıyorsa günde 4 kez 1 açlık 3 tokluk haftada 2–3 gün yeterli olabilir. Öğün öncesi 60–90 öğün sonrası 120 mg/DL ve altı olarak hedeflenmelidir.


Hamilelikteki takiplerim nasıl olmalıdır?

34. haftaya kadar iki haftada 1 daha sonra haftada 1 kez kontrol genel kontrol uygundur. Gebeliğin erken döneminde USG takibi önerilir. 18–20. haftada 2. düzey USG ve fetal ekokardiyografi yapılmalıdır. Aylık A1c sayımı, günlük fetüs hareketlerinin sayımı önerilir. Nonstres test, gebeliğin 32–34. haftalar arası yapılmalıdır.

Riskli gebeliklerde; 24-saatlik idrarda incelenmesi başlangıçta ve her üç aylık gebelik dönemlerinde (protein ve idrar klirensi), Bir öncesine ek olarak elektrokardiyografi, ürik asid, Karaciğer fonksiyon testleri, fibrinojen fibrin yıkım ürünleri her 3 aylık gebelik dönemlerinde tekrarlanabilir.

Hamilelikte anomali gelişme riskim nedir? Gebelik boyunca ben bebeğim ne gibi sorunlarla karşılaşabilirim?

Hamilelik boyunca kan şekeri takibi iyi yapılmalı ve hedef değerler sağlanmalıdır. İyi tedavi edilemeyenlerde gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bebekte irilik (makrozomi), organ büyümesi (vizeromegali), doğum eylemi sırasında görülebilecek travmalar söz konusudur. Omuz distosisi, Erb paralizisi, diafragma felci, yüz felci, beyin felci, beyinde gözlerde ve iç organlarda kanamalar. Solunum sıkıntısı, solunum bozukluğu gözlenebilir. Bazı metabolik bozukluklar çocuk doğduktan sonra ciddi sıkıntılar doğurabilir. Uzamış sarılık, şeker düşmesi (hipoglisemi), hipokalsemi (kalsiyum düşüklüğü), eritrositoz gözlenebilir.

Annede ise infeksiyonlara yatkınlık özellikle idrar yolu infeksiyonları gözlenebilir. Annede yüksek tansiyon varsa artabilir. Ya da ilk defa yüksek kan basıncı çıkabilir. Preeklempsi dediğimiz annenin ve bebeğin yaşamını ciddi anlamda tehdit eden gebelik zehirlenmesi gözlenebilir.

Gebelikte ketoasidoza girebilir miyim?

İyi yapılmayan kan şekeri takibi sonucu annede ciddi şeker düşmeleri anne ve bebeğe zarar verebilir. Kan şekerinin yüksek seyretmesi bebekte ani ölümleri artırmaktadır. Yüksek kan şekeri ketoasidoza neden olmaktadır. Gebelikte çok daha düşük kan şekerleri ile (250 mg/dL ve altında) ketoasidoz gözlenebilmektedir. Ketoasidoz ciddi olup bebekte %10 oranında ölüme neden olabilmektedir. Tip 1 DM li bebeklerde %5-10 oranında gözlenebilmektedir. Ketoasidozun en önemli nedenleri gebelik sırasında Tip 1 DM yeni başlamış olabilir. İnfeksiyon özellikle idrar yolu infeksiyonları neden olabilir. Pompa kullanıyorsa pompaya bağlı mekanik sorunlar neden olabilir. Kortikosteroid ve beta mimetik ilaç kullanımı neden olabilir.


Gebelik boyunca insülin dozlarım nasıl olmalıdır?

• Pregestasyonel diyabetliler ile AKŞ >95 mg/DL, 1. saat kan şekeri:140 mg/dL 2. saat KŞ >140 mg/DL olan GDM olgularında bazal-bolus insülin tedavisi uygulanır
• Günde 3 doz toplam dozun 4/6 si sabah (2/3 NPH + 1/3 regüler), 1/6 sı akşam (1/2 NPH +1/3 regüler) ve 1/6 sı gece tamamı NPH olacak şekilde verilir
• Günde 4 doz yemek öncelerinde günde 3 kez regüler ve gece (veya sabah ile akşam) NPH insülin verilebilir

Gebelikte beslenme nasıl olmalıdır?

• 3 ana öğün ve ara öğünler olmalı (3 ana 4 ara toplam 7 öğün)
• Karbonhidrat kontrol altında olmalı (toplamın %35–45, 45–50), >200 gram/gün
• Protein %18–20 20–25 (1–1,5 gram/KG/gün)
• Liften zengin karbonhidrat
• Düşük doymuş yağlar olmalı, toplam yağ %30–35, 35–40 (40–60 gram/gün)
• Tatlılardan kaçınılmalı
• Demir 18 mg/gün, Folik asid 400–800 mg/gün
• Kalsiyum 1200 mg/gün

Gebelikte kilo alımı nasıl olmalıdır?

• İlk 3 ayda 1–2 kg
• 2. 3 ayda haftada 250–500 gram
• Gebelik boyunca toplam kilo artışı 10–12 kg

Gebelikte almam gereken kalori miktarı ne kadar olmalıdır?

Obez gebelerde çok ileri düşük kalorili diyetlerden kaçınılmalı
• Kg başına 30 kcal ile toplam kalori hesaplanmalı
• İdeal vücut ağırlığının %80 ve altında ise 40 kcal/kg
• İdeal vücut ağırlığının %120–150 ise 25 kcal/kg
• İdeal vücut ağırlığının %150 ise 12 kcal/kg


Bu çalışma Ulusal Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği, Amerikan Diyabet Topluluğu, Dünya Diyabet Federasyonu ve Avrupa Diyabet Birliği’nin kılavuzları temel alınarak hazırlanmıştır.

Gebelikte diyabet takibi, gebelik öncesinden itibaren kadın-doğum hekiminizle birlikte endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanının, uzman diyetisyen ve diyabet eğitim hemşiresinin olduğu bir ekipçe birlikte takip edilmesi gereken bir takım çalışmasıdır

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://erdalduman.com/blog-mt/mt-tb.fcgi/5


Hosting by Yahoo!
[ Yahoo! ] options

Post a comment

(If you haven't left a comment here before, you may need to be approved by the site owner before your comment will appear. Until then, it won't appear on the entry. Thanks for waiting.)